1993 Yılında katıldığım uluslararası Eğitimcinin Eğitimi konulu seminerinde anlatılanlar ilgimi çekmesine rağmen, eğitimciler gereken performansı gösterememişti. Beş gün süren eğitim süresince yapmış olduğum geri bildirimlere aldığım yanıt "Siz zaten diğer katılımcılardan daha bilgilisiniz neden bu eğitime katıldınız ki ?" şeklindeki yaklaşımlarla başladı, sonunda "Lütfen eğitim sonuna kadar herhangi bir görüş ve öneri bildirmeyin" önerisi ile sonuçlandı. O gün yetişkin eğitiminde uygulanan yeni eğitim tekniklerini araştırmak ve bu alanda çok iyi bir eğitimci olmak için karar verdim.
1993 Yılında kendimi bu alanda nasıl geliştirebileceğimi araştırırken JCI (Junior Chamber International) adında uluslararası bir organizasyon ile tanıştım. Yaşayarak öğrenme felsefesinin uygulandığı bu organizasyonun faaliyetlerinde ve uluslararası aktivitelerde istediğim gelişme fırsatını yakaladım. Kurum içerisinde Türkiye ve diğer ülkelerde gönüllü olarak verdiğim eğitimlerle kısa süre içerisinde eğitimcilik kariyerim başlamış oldu. 12 Aralık 1998 Tarihinde Adana’da verdiğim “Stratejik Planlama” eğitiminde katılımcılardan birisi de Prof. Dr. İlhan Yücel’di. İlhan hocam kurulalı henüz 1 yıl olan Çağ Üniversitesinin kurucu rektörü olarak görev yapıyordu. Kendisi ile kahve molası sırasında tanışma ve sohbet etme fırsatım oldu. Kendisi çok hızlı düşünen, yazan, olayları kolayca sentezleme yeteneği olan, teori ile pratik yaşamı birleştiren mükemmel bir zekâya sahip bir bilim insanıydı. Bana neden bu işi profesyonel olarak yapmadığımı sordu. Kendisine henüz hazır olmadığımı, daha öğrenmem ve eksiklerimi tamamlamam için çok çalışmam gerektiğini söyledim. Bana en kısa sürede kendi işimi kurmamı tavsiye etti. Yaptığım işi en güzel geliştirme yolunun kazanacağım deneyimler olduğunu belirtti ve bu alandaki uluslararası gelişmeleri de yakından takip etmemi önerdi. Eğer istersem Çağ Üniversitesinde ders verme imkanı sunabileceğini söyledi. Kendisine çok teşekkür ettim. Yaptığım işteki motivasyon ve gözlerimdeki pırıltıdan çok etkilendiğini belirtti. İlhan hocamın söyledikleri beni çok mutlu etmişti. O gün en kısa sürede kendi işimi kurmaya karar verdim. Onun önerilerini dinleyerek bir yıl sonra 1999 Yılı sonunda Aktifeğitim Yönetim ve Bilişim Danışmanlığı Ltd. şirketini kurdum.
EI-AH&LA (Educational Institute of the American Hotel and Lodging Association) Türkiye’deki temsilcisi, BİLSİT Şirketinin kurucusu Prof. Dr. Cem Alpar ile tanıştığımızda ise şirketi kuralı henüz üç ay olmuştu. Kendisi işimizi ve işletmemizi nasıl büyüteceğimize ve danışmanlık, eğitim sektöründe nasıl bir yol izlememiz gerektiğine dair çok yararlı önerilerde bulundu. Kendisinden çok etkilenmiştik. O gün yaptığımız sohbette Dünya Gazetesinde yazı yazdığını öğrendim. Bizi dünya gazetesi ile tanıştıran oydu. Hem Cem hocanın yazılarını takip edebilmek hem de daha fazla yararlanmak için gazeteye abone olduk.
O günden sonra Dünya Gazetesi bizim iş dünyasındaki rehberimiz oldu. Türkiye’deki tüm sektörleri ve illerdeki gelişmeleri buradan takip ettik. Dünya Gazetesi bizim için, ihtiyaç duyduğumuz tüm bilgileri toplayan bir bilgi kaynağı oldu. Her sektör ekini önceki ile kıyasladık, her ili bir önceki yayın ile karşılaştırarak o ildeki gelişmeleri yakından izledik. Bir önceki sayıda kimler ilan vermişti. Oda veya sektör temsilcileri neler söylemişti ve neler değişmişti. Bu sayede yaşanan günlük ekonomiden hiç kopmadık. Bugün yaptığımız eğitimlerde “Dünya Gazetesinden sektörleri okumak” adında kısa bir sohbet bölümümüz var.
1999 Yılında şirketimizi "Her insanın gelişmeye açık bir yönü mutlaka vardır" düşüncesiyle kurduk. Biz bugüne kadar gelişmeye açık bir yönü olmayan birisine rastlamadık. En vasıfsız, en kötü performans gösterdiği söylenen personelde bile mucizeler yaratmanın mümkün olduğunu gördük. Yeter ki sistemler insanların içindeki performansı ve iş yapma arzusunu engellemesin, onlara içindeki performanslarını ortaya koyabilmeleri için yeterli fırsat tanısın.
Kuruluşumuzdan itibaren kendimize uzmanlık alanı olarak Şirket Üniversiteleri / Akademileri (Corporate University) alanını belirledik. Kısa süreli dışarıdan alınan eğitimlerle kurumlarda kalıcı değişiklikler yapmanın kolay olmadığını biliyoruz. Kurumsal gelişim ve başarının her kurumun içerisinde kalıcı bir eğitim modeli oluşturulduğu takdirde mümkün olduğuna inanıyoruz. Uluslararası şirketlerin yıllardır uyguladığı başarılı modelleri Türkiye’de uygulamak ve bizim kültürümüze uygun modeller geliştirmek üzere çalışıyoruz. Bu alanda şirketlere üç tür hizmet sunuyoruz. Bu hizmetleri kurumların ihtiyaçlarına göre birlikte tasarlayıp uygulamaya geçiriyoruz. Bunun için üç farklı yol izlemekteyiz.
Kurum içi Eğitimcileri Geliştirmek: Bazı kurumlar İnsan Kaynakları veya Eğitim Yöneticisi olarak kurum içerisinde görev alacak eğitimciler yetiştirmek veya mevcut eğitimcileri geliştirmek, güçlü bir eğitim ekibi yaratmak istiyorlar. İşletmenin yer aldığı sektöre ve kurumsal ihtiyaçlara uygun genel katılıma açık veya kurum içi seminerlerle kuruma özel eğitimler düzenlemekteyiz. İstenildiği takdirde kurum içi akademi modelini beraber tasarlıyor ve uyguluyoruz.
Eğitimci olmayanları Eğitmek: Eğitimci olmayanları belirli bir konuyu (ürün tanıtımı, bireysel gelişim konuları vb) aktarmak üzere eğitmek isteyen kurumlar için özel çözümler sunuyoruz. Aktifeğitim olarak bu kişilerin eğitimci niteliklerinin gelişmesine katkı sağlayacak dökümanlar ve seminerlerle destek oluyoruz. Profesyonel olarak hazırlanmış olan eğitim setlerimizi kullanarak bu tür ihtiyacı olan kurumlarda da aktif katılımcı, keyifli ve etkili seminerler verebilmesine yardımcı oluyoruz.
Bire bir koçluk çalışmaları: Profesyonel olarak eğitimci olmak isteyen ancak genel katılıma açık eğitim seminerleri için zamanı olmayan kişilere de bire bir koçluk çalışması ile destek veriyoruz. Kişilerin verdiği eğitim programlarına katılarak, eğitim sitilleri, yetkinlikleri, anlattığı konularla ilgili buzkırıcılar, aktiviteler, eğitim oyunları hazırlıyor deneyimlerinin ve bilgi birikimlerinin artmasına yardımcı oluyoruz.
Katılanların görüşlerine göre bugün Türkiye’deki en iyi Aktifeğitim Eğitimcinin Eğitimi programını biz sunuyoruz. Bu eğitimlerimiz sırasında gelen geri bildirimlerden biri de Eğitim Oyunları Örneklerini nasıl bulabilecekleriydi. Bunun üzerine Türkiye’de bir ilk olan Eğitim Oyunları El kitabını yazdık. Bunu kurum içi eğitimlerde ve akademilerde kaynak olarak kullanılabilecek olan Profesyonel Eğitim Setlerimiz izledi. Bugün bir kurumun içinde düzenlenecek olan eğitimlerde kullanılmak üzere 60’ın üzerinde yayınımız var. Bu çalışmalarla halen sektörümüzde ilk ve tek kaynak olmayı sürdürüyoruz.
İlk Projelerimizden birisi İkbal Thermal Hotel oldu. Turizm sektöründeki uzun yıllara dayanan deneyimiz bu projedeki başarımıza çok katkı sağladı. O günden sonra başarılarımızı gören müşterilerimiz bizi birbirlerine önermeye başladılar. Kriz dönemlerinde bile müşterimiz hiç eksik olmadı. Bugüne kadar 82 farklı sektörden 301 kurumsal müşterimize hizmet verdik ve gerçekleştirdiğimiz başarılar bizi her gün yeni müşteriler kazandırmaktadır.
Başarımızı sağlayan en önemli ilkelerimizden biri de her yıl iki ayrı konuda uzmanlaşmak oldu. Bazen müşterilerimiz bizdeki bu gelişim hızına hayret ediyorlar. Japonya da öğrendiğimiz kaizen tekniklerini yıllardır başarıyla uyguluyoruz. Bu çalışma yöntemi üstlendiğimiz projeleri çok farklı bakış açıları ile görmemizi ve başarı oranımızın her geçen gün yükselmesini sağladı.
Yaptığımız çalışmalarda gördük ki her işletmenin büyümeye ve gelişmeye açık en az bir yönü vardı. Doğru yetiştirilen insan kaynakları ile işletmeleri rekabet üstü bir noktaya kolayca taşımak mümkündü. Tabi ki üst yönetimin desteği ve inancı en önemli kaynağımız. Ulusal ve uluslararası deneyimlerimize göre işletmelerde çalışanlar, belirli bir sistem içinde yetiştirildiğinde ortaya çıkan performansın ve sonuçların herkesi şaşırtacağını yaşayarak tespit ettik. Şirket Üniversiteleri / Akademileri alanındaki başarımızı şimdi yeni bir alanda daha hayata geçirmekteyiz. Satış, Inovasyon ve İş Geliştirme Mühendisliği adını verdiğimiz bu çalışmada, iyi tasarlanan sistemlerle işletmelerin satış ve kârının 12-15 aylık dönemde % 100’den fazla büyüyebileceğini yaşayarak öğrendik. Son üç yıldır işletmelerde satış ve kâr arttırma yöntemleri üzerinde uzmanlaştık. Önerdiğimiz modeli uygulayan işletmelerde %33 ile % 300 arasında bir kâr artışı sağladık.
1 Haziran 2011 - Ankara / Şemsettin Akçay