Yola çıktığımız
ilk günden beri aktif eğitim / aktif öğrenme tekniklerini kullanıyoruz.
Aşağıda yer
alan makalemiz 11-13 Aralık 2002 tarihinde Ankara'da T.C. Turizm
Bakanlığı Turizm Eğitimi Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen Turizm
Eğitimi
Konferans- Workshop'da sunulmuştur.
Aktif eğitim metotları
ile eğitimcinin eğitimi
Günümüzde her
konuda olduğu gibi yetişkin eğitiminde de bir çok değişiklik
yaşanmaktadır. Turizm sektörünün dinamik yapısı göz önüne
alındığında klasik
eğitim ve öğretim metotlarının artık yetersiz kaldığı açıkça
görülmektedir.
“Aktif eğitim”
son yıllarda dünya çapında yaygınlaşan etkin bir eğitim sistemi haline
gelmiştir. Katılımcıların "yaşayarak öğrenme" olarak
tanıdığı aktif eğitim; kişilerin
objelerle direkt olarak çalıştığı, insanlar, fikirler ve olaylarla doğrudan
ilişki içinde
edindiği deneyimlerini yorumlayarak yeni anlayışlar geliştirdiği bir öğrenme şeklidir.
Turizm işletmelerinin
gelişmesinde rol alan en önemli kaynak insandır.
İşletmelerin geçmişten
bugüne kadar olan gelişme çizgisine bakıldığında,
günümüzde en önemli sermayenin insan olduğunu görmekteyiz. Yoğun
rekabet
ortamının yaşandığı bugün, işyerinde çalışan
personel o iş yerinin rekabet gücünü
ve performansını doğrudan etkilemektedir. Turizm sektöründe inşaat
teknikleri,
kullanılan ekipmanlar, iç ve dış dekorasyon, fiziki imkanlar gibi unsurlar artık
rekabet
unsuru olmaktan çıkmıştır. Bugün, işletmeleri birbirinden ayıran
ve onlara rekabet
gücü katan insan unsuru (entellektüel sermaye) en ön planda yer almaktadır.
Yapılan araştırmalar
insana yapılan eğitim ve bireysel gelişim yatırımlarının, bir
işletmenin hayatta kalma sürecini doğrudan etkilediğini göstermektedir. Turizm
sektörü bazı kişilerce yalnızca tesis yatırımı ve iyi bir dekorasyon
olarak görülmek
istense de, aslında tamamen insanın insana hizmetidir. İşte bu nedenle birlikte
çalıştığınız insana yapılan yatırım önemlidir.
Her işletmenin kendi ihtiyaçlarına özgü bir yapıyı kurması ve hayata geçirmesi
gereklidir. Eğitim uzun soluklu ve süreklilik arz etmesi gereken bir husustur.
Her gün temiz bir masa
beklentiniz için ; nasıl ki masanızın tozunu bugün, yarın ve
gelecekte bir düzen içerisinde almak zorunluluğunuz varsa, birlikte çalıştığınız
ekip
üyelerinizi de sürekli eğitmek ve bireysel gelişimlerine katkıda bulunmanız
gerekmektedir. Bunun için ilk adım doğru planlanmış bir “ Eğitimcinin
Eğitimin” den
geçmektedir.
Rakipleriniz aynı inşaat
teknikleri, aynı ekipman, aynı dekorasyonu, hatta aynı
üniformaları kullanabilirler, fakat çalışan personelinizi ve onların ortaya
koyacağı
performansı taklit edemezler.
Beyin Nasıl Çalışır
?
Beynimiz aşağıdaki
soruları sorarak gelen bilgiyi sorgular.
Beyin sadece bilgiyi almaz
onu işler. Bir bakıma bilgisayar gibi çalışır. Bilgisayarın
girilen verileri daha sonra kullanabilmesi için onları saklaması yani kaydetmesi
gerekir. Beynimizin hafızaya kaydetmesi için yeni bilgiyi test etmesi, özetlemesi
veya başkalarına açıklaması gerekir. öğrenme pasif olduğunda
beynimiz yeni bilgiyi
kaydedemez. öğrenmek bilgiyi bir bütün olarak yutmak değil, çiğnemek
ve
hazmetmektir.
Eğitimci, katılımcıların
yerine onların beyinlerinde bilgiyi işleyemez ama onların bu işi
yapmalarını kolaylaştıracak etkinlikleri düzenleyebilir. örneğin;
katılımcılara yeni
bilgiyi birbirleri ile tartışma fırsatı vererek, yeni bilgi ile ilgili hem kendisine
hem de
diğer katılımcılara soru sorma yolunu açarak, uygulatarak ve bir başkasına öğretme
fırsatı yaratarak öğrenmeye rehberlik yapabilir.
öğrenme kısa
süreli bir olay değildir. Bir zaman dilimi içerisinde çeşitli aşamalarla
gerçekleşir. Bu süreçte tekrar yetmez. Yaşanması ve kişinin yaşamının
bir parçası
haline gelmesi gerekir.
Aktif Eğitim
İşyerlerinde eğitim
bireylerin gelişmesini ve performansını artırmak için kullanılan en
etkin yöntemdir. İyi tasarlanmış ve hazırlanmış bir eğitimin önemini hepimiz
biliyoruz. Etkin ve verimli bir eğitimin anahtarı yalnızca göstermek ve anlatmak
değildir. Anlatılan bilgiler otomatik olarak katılımcıların beynine yerleşmemektedir.
Katılımcıların bunu kendilerinin gerçekleştirmesi gerekir. Aktif eğitim
bir yaşayarak
öğrenme metodudur.
Neden eğitimler Aktif
Eğitim metoduna göre hazırlanmalıdır ?
Yapılan araştırmalar
eğitim süresi boyunca anlatılan konuların 48 saat sonra
yalnızca %25’inin hatırlanabildiğini göstermektedir (Ruhl, Hughes, and Schloss
1993). İnsan beyni bir teyp veya video cihazı gibi duyduğu-gördüğü
her şeyi
kaydetmemektedir. Yeni duyduğumuz her bilgiyi önce içimizde sorgularız; Bunu
daha önce duymuş muydum ?, Bana ne hatırlatıyor ?, Bu bilgi ile ne yapabilirim?,
Bu
anlatılana benzer bir durum yaşadım mı?.... Beynimiz yalnızca bilgiyi almakla
kalmaz
onu mevcut bilgilerimiz doğrultusunda işler. Diğer bir deyişle aldığımız
bilgi ile bir
şey yapmamız gerekiyorsa bir geri bildirimde bulunmamız ve ne anladığımızı
yansıtmamız gerekir. Bireyler anlatılanları anlamak için;
Gibi adımlarla bilgiyi
işlemekte ve beyine kaydetmektedir. Bilginin beyine
kaydedilmesi eğitim için gerekli fakat yeterli bir adım değildir. Katılımcıların öğrenme
sitiline ne kadar uygun bilgi aktardığınız bu süreci doğrudan etkileyen
en önemli
unsurdur.
Aktif eğitim / aktif öğrenme
metotlarının uygulanabilmesi için öncelikle katılımcıların
öğrenme sitillerinin tespit edilmesi gerekmektedir.
Öğrenme Sitilleri;
Yetişkinler farklı öğrenme sitillerine sahiptirler. Aktif Eğitim metotları ile herkesin
öğrenme sitiline uygun bir bilgi aktarımı gerçekleştirebilirsiniz.
Görsel dil kullananlar;
Birisini uygularken seyreder anlatılanları kaydederler.
Eğitimcinin söylediklerini yazma eğilimindedirler. Eğitim süresince genelde
sessiz
olmayı tercih ederler. Eğitim tekniklerinden; video, tepegöz ve örnek uygulamaları
tercih ederler.
İşitsel dil kullananlar;
Söylenenlere odaklanırlar. İyi bir hafızaları vardır. Söylenen
her şeyi hatırlarlar. Eğitim süresince çok konuşkan bazen biraz geveze
olurlar.
Eğitim tekniklerinden; anlatım, tartışma ve soru-cevap gibi yöntemleri tercih
ederler.
Kinestetik dil kullananlar;
doğrudan işin içinde olmayı tercih ederler. Genelde
sabırsızca düşünmeden hareket ederler. Eğitim süresince kıpır
kıpır, yerinde
duramayan kişilerdir. Eğitim tekniklerinden; deneysel aktiviteleri, örnek olay, rol
oynama, eğitim oyunları ve grup çalışmalarını tercih ederler.
Kuşkusuz katılımcıların
yukarıda saydığımız tek bir öğrenme sitiline sahip olduğunu
düşünmek doğru değildir. Grinder (1991) tarafından yapılan çalışmalara
göre otuz
kişilik bir grubun ortalama olarak yirmi iki kişisi, görsel, işitsel, kinestetik
aktivitelerin
harmanlamasından oluşan bir ortamda öğrenmektedir. Geriye kalan sekiz kişi
bu
sitillerden birisini ağrılıklı olarak tercih etmektedir. Grubun geneline ulaşmayı
hedeflediğimize göre, sunulan eğitimin en yüksek düzeyde etkin olması
için her üç
sitilin karışımından oluşması gerektiği sonucuna varmaktayız.
öğrenme sitilleri
ile birlikte eğitim süresince katılımcılar dört basamaktan oluşan
bir
öğrenme süreci yaşarlar;
Aktif Eğitim metotlarında
kullanılan bazı teknikler şunlardır;
-
Açılış
egzersizleri
- Gösterme ve Gözlem
- örnek olay
- Grup Çalışmaları
- Bilgi ambarı
- Yap-boz
- Aktif eğitim aktiviteleri
- Sandviç
- Zihin haritaları
- Buz kırıcılar
- Zihinsel yaratıcılık
- Oyunlar ve simulasyonlar
- NLP teknikleri
- öğrenme projeleri
- Soru-cevap teknikleri
- öğrenme galerisi
- Probleme dayalı öğrenme
- Çoklu zeka
Bu tekniklerin dengeli bir şekilde kullanılması ile eğitim süresi sonunda katılımcıların
öğrenmenin dördüncü basamağına daha çabuk ve kolayca ulaşmaları
mümkün
olmaktadır.
Günümüzde başta üniversiteler olmak üzere bir çok kurum eğitim yöntemlerini bu
yönde değiştirmeye başlamıştır.
Aktif Eğitim Metotları
ile ilgili genelde sık sorulan sorular;
Elbette hayır. Bizce eğitim öğretici olmanın yanında
eğlenceli de olmalıdır.
Aslında aktif eğitimde kullanılan bazı teknikler katılımcıların
yoğun çalışmasını
gerektirir.
Katılımcılar yapılan aktiviteleri değerlendirmeye
başladığında konuya
odaklanmaktadırlar. Birçok aktif eğitim metodu katılımcıların bilgiyi,
deneyimi
ve düşünceleri rahatça paylaşmasına fırsat verir.
Aktif eğitim metotlarının daha uzun bir eğitim süresi
gerektirdiği bir
gerçektir. Eğitim programlarının süreden ziyade, istenilen sonuça ne kadar
ulaşıp ulaşılamadığı ile değerlendirilmesi gerekir. Bunun yanında
aktardığınız
konunun ne düzeyde kalıcı olarak öğrenildiğini de dikkate almanız
gerekir
Haklısınız popüler konularda aktif eğitim metotları
ile eğitim hazırlamak çok
kolay ve keyiflidir. Aynı zamanda zor ve sıkıcı konularda da aktif eğitim
metotları ile rahatça eğitim programları hazırlayabilirsiniz
Grup çalışmaları gerçekten verimsiz ve zaman öldürücü
olabilir. Eğer eğitimin
başlangıcında grup çalışmaları için gerekli bilgiyi aktarmadınızsa.
Giriş
bölümünde yapacağınız bir parça ekip çalışması
ile bu problemi çok kolay
çözebilirsiniz. Bu çalışma ile aksine gruplar daha verimli olabilirler
Evet ve Hayır. Başlangıçta sizi zorlayabilir. Hazırlık çalışmaları sırasında
yaratıcılığınızı kullanmaya başladığınızda,
bu sizin enerji depolamanıza neden
olacaktır. Sizdeki bu enerji eğitim salonuna da yansıyacaktır. Yeni
öğrendiğiniz metotlar başlangıçta size tedirginlik verirse öğrenmenin
hangi
adımında olduğunuza bakın. Uyguladıkça adımları ne kadar kolay
geçtiğinizi
siz de göreceksiniz
Eğitimcinin Eğitimi
ve Mesleki Eğitimcilerin Eğitimi programları
Bütün bunların
yanında “Eğitimcinin Eğitimi” başlığı bir parça
kavram karmaşası
içerisindedir. Aynı ifade genelde iki farklı amaç için kullanılmaktadır;
Bunlar eğitimci
yetiştiren eğitim programları ve departman personelini mesleki anlamda yetiştirecek
mesleki eğitimci programlarıdır. İlk bakışta aynı gibi görünmesine
rağmen kullanılan
eğitim teknikleri ve program içerikleri çok farklıdır ve öyle olmalıdır.
Bu iki program
ayrı ayrı uzmanlık çalışması gerektirir.
Eğitimcinin eğitimi
programı
-
Zihin haritaları
- Yetişkin eğitim teknikleri
- Eğitim ihtiyacının analizi
- Eğitimin amacının ve hedeflerinin
belirlenmesi
- Aktif eğitim metotları
- Etkin öğrenme
- Aktif dinleme ve iletişim
- Koçluk
- Eleştiriler
- NLP teknikleri ile eğitim
- Eğitimde TKY
- Değerlendirme
- Ve mesleki eğitimcilerin eğitimi
başlıkları
Mesleki eğitimcilerin
eğitimi programı
-
Eğitimin amacı
- Eğitim nedir?
- Eğitimin kişiye ve işletmeye yararları
- İyi bir eğitimcinin özellikleri
- Yetişkin eğitim teknikleri
- öğrenmeyi etkileyen nedenler
- İş başında eğitim
- Grup eğitim metotları
- Eğitim planları ve kontrol listeleri
- Eğitimin planlanması
- Dersin planlanması
- Araç – gereç kullanımı
- İletişim
- Katılımcıları değerlendirme/eleştirme
- Eğitimin değerlendirilmesi
- Gelişim takibi
Sizinde kolayca görebileceğiniz
gibi “Eğitimcinin Eğitimi” hem mesleki eğitimci
yetiştirmek hem de genel anlamda eğitim vermek üzere düzenlenmektedir. Mesleki
eğitimci yetiştirmek üzere düzenlenen programlar ise daha ağırlıklı
olarak mesleki
bilgilerin nasıl aktarılacağı – uygulanacağına yönelik olarak
düzenlenmektedir.
Eğitim Akademileri
12-14 Nisan 2002 Tarihinde
Ankara’da yapılan II.Turizm Şurasında alınan kararlara
baktığımızda bir değişimin (madde 2-6-35-88-89) ayak seslerini duymaktayız.
İşletmelerimizin kendi yaşam sürelerini uzatmaları için personelini dünya
standartlarında eğitmeleri gereklidir. Bunun için işletmelerde yeni bir pozisyon
ihtiyacı doğmaktadır; Toplam Kalite ve Eğitim Lideri. Toplam Kalite çalışmalarına
eğitimcinin eğitimi ile başlanmalıdır. Her ne kadar işletme dışından
eğitim almak
mümkün olsa da, işletmenin ihtiyaçlarına ve beklentilerine uygun kendi
eğitimcilerinin yetiştirilmesi daha doğru ve kalıcı bir yöntemdir. Bunun
sürekliğinin
sağlanması için işletme içinde, kendine özgü bir kariyer sistemi
de olan bir eğitim
akademisi kurulmalıdır. Bugün bazı işletmeler bunun adımını çoktan atmışlardır.
Turizm sektöründeki değişim ve hizmet kalitesinin yükselmesi bu girişimlerin
yaygınlaşmasına bağlıdır.
Genelde işletmelerimizde
toplam kalite yönetiminin yalnızca sanayi sektöründe
uygulanabileceği düşünülüyor. Bazı işletmelerimizde toplam kalite
= ISO 2000 gibi
bir yaklaşım içerisindeler. Toplam kalite yönetimi bir yaşam felsefesidir.
ISO
belgelendirme çalışmaları ise bu felsefenin yanlızca bir bölümü
olabilir. Kalite ödülü
kriterleri felsefeyi ne kadar uyguladığınıza bakar. Belgenizi kimden veya nerden
aldığınıza değil.
Turizm gibi hizmet sektöründe
yer alan işletmelerde toplam kalite felsefesini
uygulamanın veya standartlarını yakalamanın pek mümkün olmadığı
gibi bir önyargı
mevcuttur. Ritz- Carlton Hotels, Malcolm Baldrige Ulusal Kalite ödülünü iki defa
kazanarak bu önyargının ne kadar yanlış olduğunu kanıtlamıştır.
Toplam kalite liderliği
ve aktif eğitimin birlikte uygulanması ile ilgli örnek bir modeli
Eğitim Akademisi bölümümüzde bulabilirsiniz
Yapılan eğitim
programlarının değerlendirilmesi / yenilenmesi
İşletmenize uyguladığınız
eğitim programlarını aşağıda belirtilen model çerçevesinde
güncelleştirmeniz gerekir.
İşletmelerde yapılacak
olan eğitim programları ve akademi için başlangıçta da
belirttiğimiz gibi “Her işletmenin kendi ihtiyaçlarına özgü bir
yapıyı kurması ve
hayata geçirmesi gereklidir. Eğitim uzun soluklu ve süreklilik arz etmesi gereken bir
husustur“. Tıpkı doğada olduğu gibi her sürecin mükkemmeleşmesi
için sürekli bir
çabaya ihtiyaç vardır. Mucizeler bir gecede gerçekleşmez.
Şu nokta artık vazgeçilemez
hale gelmiştir. Gelecekte ayakta kalacak işletmeleri
orada çalışan personelin ortaya koyacağı performans ve müşteri tatmini
belirleyecektir.
Daha detaylı bilgi için
Profesyonel eğitim kaynakları \ yayınlar bölümünden
Aktifeğitim / Aktif Öğrenim
Teknikleri yayınımıza göz atabilirsiniz