Kısa bir süre için özel indirimler
Kampanya için tıklayın


1.4 Farkımız
Yola çıktığımız ilk günden beri aktif eğitim / aktif öğrenme tekniklerini kullanıyoruz.
Aşağıda yer alan makalemiz 11-13 Aralık 2002 tarihinde Ankara'da T.C. Turizm Bakanlığı Turizm Eğitimi Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen Turizm Eğitimi Konferans- Workshop'da sunulmuştur.
Aktif eğitim metotları ile eğitimcinin eğitimi
Günümüzde her konuda olduğu gibi yetişkin eğitiminde de bir çok değişiklik yaşanmaktadır. Turizm sektörünün dinamik yapısı göz önüne alındığında klasik eğitim ve öğretim metotlarının artık yetersiz kaldığı açıkça görülmektedir.
“Aktif eğitim” son yıllarda dünya çapında yaygınlaşan etkin bir eğitim sistemi haline gelmiştir. Katılımcıların "yaşayarak öğrenme" olarak tanıdığı aktif eğitim; kişilerin objelerle direkt olarak çalıştığı, insanlar, fikirler ve olaylarla doğrudan ilişki içinde edindiği deneyimlerini yorumlayarak yeni anlayışlar geliştirdiği bir öğrenme şeklidir.
Turizm işletmelerinin gelişmesinde rol alan en önemli kaynak insandır.
İşletmelerin geçmişten bugüne kadar olan gelişme çizgisine bakıldığında, günümüzde en önemli sermayenin insan olduğunu görmekteyiz. Yoğun rekabet ortamının yaşandığı bugün, işyerinde çalışan personel o iş yerinin rekabet gücünü ve performansını doğrudan etkilemektedir. Turizm sektöründe  inşaat teknikleri, kullanılan ekipmanlar, iç ve dış dekorasyon, fiziki imkanlar gibi unsurlar artık rekabet unsuru olmaktan çıkmıştır. Bugün, işletmeleri birbirinden ayıran ve onlara rekabet gücü katan insan unsuru (entellektüel sermaye) en ön planda yer almaktadır.
Yapılan araştırmalar insana yapılan eğitim ve bireysel gelişim yatırımlarının, bir işletmenin hayatta kalma sürecini doğrudan etkilediğini göstermektedir. Turizm sektörü bazı kişilerce yalnızca tesis yatırımı ve iyi bir dekorasyon olarak görülmek istense de, aslında tamamen insanın insana hizmetidir. İşte bu nedenle birlikte çalıştığınız insana yapılan yatırım önemlidir.
Her işletmenin kendi ihtiyaçlarına özgü bir yapıyı kurması ve hayata geçirmesi gereklidir. Eğitim uzun soluklu ve süreklilik arz etmesi gereken bir husustur.
Her gün temiz bir masa beklentiniz için ; nasıl ki masanızın tozunu bugün, yarın ve gelecekte bir düzen içerisinde almak zorunluluğunuz varsa, birlikte çalıştığınız ekip üyelerinizi de sürekli eğitmek ve bireysel gelişimlerine katkıda bulunmanız gerekmektedir. Bunun için ilk adım doğru planlanmış bir “ Eğitimcinin Eğitimin” den geçmektedir.
Rakipleriniz aynı inşaat teknikleri, aynı ekipman, aynı dekorasyonu, hatta aynı üniformaları kullanabilirler, fakat çalışan personelinizi ve onların ortaya koyacağı performansı taklit edemezler.
Beyin Nasıl Çalışır ?
Beynimiz aşağıdaki soruları sorarak gelen bilgiyi sorgular.
  • Bu bilgiyi daha önce duydum mu? Veya gördüm mü?
  • Bu bilgi nereye uyar? Bununla ne yapabilirim, ne işime yarar?
  • Bu bilginin dün, geçen ay veya yıl duyduğum düşünce ile aynı olduğunu farz edebilir miyim?
Beyin sadece bilgiyi almaz onu işler. Bir bakıma bilgisayar gibi çalışır. Bilgisayarın girilen verileri daha sonra kullanabilmesi için onları saklaması yani kaydetmesi gerekir. Beynimizin hafızaya kaydetmesi için yeni bilgiyi test etmesi, özetlemesi veya başkalarına açıklaması gerekir. öğrenme pasif olduğunda beynimiz yeni bilgiyi kaydedemez. öğrenmek bilgiyi bir bütün olarak yutmak değil, çiğnemek ve hazmetmektir.
Eğitimci, katılımcıların yerine onların beyinlerinde bilgiyi işleyemez ama onların bu işi yapmalarını kolaylaştıracak etkinlikleri düzenleyebilir. örneğin; katılımcılara yeni bilgiyi birbirleri ile tartışma fırsatı vererek, yeni bilgi ile ilgili hem kendisine hem de diğer katılımcılara soru sorma yolunu açarak, uygulatarak ve bir başkasına öğretme fırsatı yaratarak öğrenmeye rehberlik yapabilir.
öğrenme kısa süreli bir olay değildir. Bir zaman dilimi içerisinde çeşitli aşamalarla gerçekleşir. Bu süreçte tekrar yetmez. Yaşanması ve kişinin yaşamının bir parçası haline gelmesi gerekir.
Aktif Eğitim
İşyerlerinde eğitim bireylerin gelişmesini ve performansını artırmak için kullanılan en etkin yöntemdir. İyi tasarlanmış ve hazırlanmış bir eğitimin önemini hepimiz biliyoruz. Etkin ve verimli bir eğitimin anahtarı yalnızca göstermek ve anlatmak değildir. Anlatılan bilgiler otomatik olarak katılımcıların beynine yerleşmemektedir. Katılımcıların bunu kendilerinin gerçekleştirmesi gerekir. Aktif eğitim bir yaşayarak öğrenme metodudur.
Neden eğitimler Aktif Eğitim metoduna göre hazırlanmalıdır ?
Yapılan araştırmalar eğitim süresi boyunca anlatılan konuların 48 saat sonra yalnızca %25’inin hatırlanabildiğini göstermektedir (Ruhl, Hughes, and Schloss 1993). İnsan beyni bir teyp veya video cihazı gibi duyduğu-gördüğü her şeyi kaydetmemektedir. Yeni duyduğumuz her bilgiyi önce içimizde sorgularız; Bunu daha önce duymuş muydum ?, Bana ne hatırlatıyor ?, Bu bilgi ile ne yapabilirim?, Bu anlatılana benzer bir durum yaşadım mı?.... Beynimiz yalnızca bilgiyi almakla kalmaz onu mevcut bilgilerimiz doğrultusunda işler.  Diğer bir deyişle aldığımız bilgi ile bir şey yapmamız gerekiyorsa bir geri bildirimde bulunmamız ve ne anladığımızı yansıtmamız gerekir. Bireyler anlatılanları anlamak için;
    • Bilgiyi kendi ifadeleri ile yeniden oluşturmak
    • örnekler vermek
    • Diğer fikir ve bilgilerle ortak noktaları, bağlantıyı kurmak
    • Nasıl ve nerelerde kullanılacağını bilmek
    • Anlatılanlardan bir anlam, sonuç çıkarmak
    • Karşıt ifadeleri yorumlamak
Gibi adımlarla bilgiyi işlemekte ve beyine kaydetmektedir. Bilginin beyine kaydedilmesi eğitim için gerekli fakat yeterli bir adım değildir. Katılımcıların öğrenme sitiline ne kadar uygun bilgi aktardığınız bu süreci doğrudan etkileyen en önemli unsurdur.
Aktif eğitim / aktif öğrenme metotlarının uygulanabilmesi için öncelikle katılımcıların öğrenme sitillerinin tespit edilmesi gerekmektedir.
Öğrenme Sitilleri;
Yetişkinler farklı öğrenme sitillerine sahiptirler. Aktif Eğitim metotları ile herkesin öğrenme sitiline uygun bir bilgi aktarımı gerçekleştirebilirsiniz.
Görsel dil kullananlar; Birisini uygularken seyreder anlatılanları kaydederler. Eğitimcinin söylediklerini yazma eğilimindedirler. Eğitim süresince genelde sessiz olmayı tercih ederler. Eğitim tekniklerinden; video, tepegöz ve örnek uygulamaları tercih ederler.
İşitsel dil kullananlar; Söylenenlere odaklanırlar. İyi bir hafızaları vardır. Söylenen her şeyi hatırlarlar. Eğitim süresince çok konuşkan bazen biraz geveze olurlar. Eğitim tekniklerinden; anlatım, tartışma ve soru-cevap gibi yöntemleri tercih ederler.
Kinestetik dil kullananlar; doğrudan işin içinde olmayı tercih ederler. Genelde sabırsızca düşünmeden hareket ederler. Eğitim süresince kıpır kıpır, yerinde duramayan kişilerdir. Eğitim tekniklerinden; deneysel aktiviteleri, örnek olay, rol oynama, eğitim oyunları ve grup çalışmalarını tercih ederler.
Kuşkusuz katılımcıların yukarıda saydığımız tek bir öğrenme sitiline sahip olduğunu düşünmek doğru değildir. Grinder (1991) tarafından yapılan çalışmalara göre otuz kişilik bir grubun ortalama olarak yirmi iki kişisi, görsel, işitsel, kinestetik aktivitelerin harmanlamasından oluşan bir ortamda öğrenmektedir. Geriye kalan sekiz kişi bu sitillerden birisini ağrılıklı olarak tercih etmektedir. Grubun geneline ulaşmayı hedeflediğimize göre, sunulan eğitimin en yüksek düzeyde etkin olması için her üç sitilin karışımından oluşması gerektiği sonucuna varmaktayız.
öğrenme sitilleri ile birlikte eğitim süresince katılımcılar dört basamaktan oluşan bir öğrenme süreci yaşarlar;
  • Bilinçsiz-yetersiz : Bilmediğini bilmez. Hiç bir şeyin farkında değildir. Bugüne kadar hiç otomobil görmemişse otomobil kullanmak onun için hiç bir anlam ifade etmez.
  • Bilinçli-yetersiz : Bir şeyi bilmediğini bilir. Fakat kendisini nasıl geliştireceğini bilmez. Otomobil kullanmak aslında çok zor bir iştir. Otomobil kullanan kişiyi şöyle bir gözünüzün önüne getirin. Bir eli direksiyonda diğer eli ile vites değiştirirken sağ-sol-dikiz aynalarından arkadaki araç tarfiğini kontrol etmek bir yandan önünüzde giden araçlara göre hızınızı ayarlmak, bir taraftan yanınızdaki kişi ile sohbet ederken, radyoyu açmak veya tasvip etmememize rağmen cep telefonu ile konuşmak, bir ayağınız gazda, diğeri viteste .... şu anki yaşamımızda aynı anda yaptığımız en karmaşık iş.
  • Bilinçli-yeterli : Yaptığı şeyleri bilinçli ve dikkatli yapar. İlk defa otomobil kullanmak gibi. Hareket etmeden önce emniyet kemerini takmak, aynaları kontrol etmek, şerit değiştiriken sinyal vermek, dönmeden belirli bir mesafe önce sinyal vermek .... gibi.
  • Bilinçsiz-yeterli : Bir şeyi yapmak doğal ve otomatik hale gelmiştir. Otomobil kullanırken vites değiştirme esnasında debriyaj pedalına basmak gibi.Yıllardır otomobil kullanan kişiye ne zaman ve neye göre vites değiştirdiğini sorun.  Bakışlarındaki "nasıl anlatabilirim ki ?" ifadesi size garip gelecektir.

Aktif Eğitim metotlarında kullanılan bazı teknikler şunlardır;
    • Açılış egzersizleri
    • Gösterme ve Gözlem
    • örnek olay
    • Grup Çalışmaları
    • Bilgi ambarı
    • Yap-boz
    • Aktif eğitim aktiviteleri
    • Sandviç
    • Zihin haritaları
    • Buz kırıcılar
    • Zihinsel yaratıcılık
    • Oyunlar ve simulasyonlar
    • NLP teknikleri
    • öğrenme projeleri
    • Soru-cevap teknikleri
    • öğrenme galerisi
    • Probleme dayalı öğrenme
    • Çoklu zeka

Bu tekniklerin dengeli bir şekilde kullanılması ile eğitim süresi sonunda katılımcıların öğrenmenin dördüncü basamağına daha çabuk ve kolayca ulaşmaları mümkün olmaktadır.
Günümüzde başta üniversiteler olmak üzere bir çok kurum eğitim yöntemlerini bu yönde değiştirmeye başlamıştır.

Aktif Eğitim Metotları ile ilgili genelde sık sorulan sorular;
    • Aktif eğitim yalnızca bir sürü eğlenceli oyundan oluşmaktadır.
Elbette hayır. Bizce eğitim öğretici olmanın yanında eğlenceli de olmalıdır. Aslında aktif eğitimde kullanılan bazı teknikler katılımcıların yoğun çalışmasını gerektirir.
    • Aktif eğitim yalnızca aktivitelere odaklanmakta, katılımcıların ne öğrendiği arka planda kalmaktadır.
Katılımcılar yapılan aktiviteleri değerlendirmeye başladığında konuya odaklanmaktadırlar. Birçok aktif eğitim metodu katılımcıların bilgiyi, deneyimi ve düşünceleri rahatça paylaşmasına fırsat verir. 
    • Aktif eğitim metodu ile hazırlan eğitimler için çok uzun süreler gerekir. Anlatım metodunun ağırlıklı kullanıldığı klasik eğitim metotları ile daha kısa sürede daha çok bilgi aktarılabilir
Aktif eğitim metotlarının daha uzun bir eğitim süresi gerektirdiği bir gerçektir. Eğitim programlarının süreden ziyade, istenilen sonuça ne kadar ulaşıp ulaşılamadığı ile değerlendirilmesi gerekir. Bunun yanında aktardığınız konunun ne düzeyde kalıcı olarak öğrenildiğini de dikkate almanız gerekir
    • Aktif eğitim yalnızca popüler konuda hazırlanır.
Haklısınız popüler konularda aktif eğitim metotları ile eğitim hazırlamak çok kolay ve keyiflidir. Aynı zamanda zor ve sıkıcı konularda da aktif eğitim metotları ile rahatça eğitim programları hazırlayabilirsiniz
    • Aktif eğitim metotlarından olan grup çalışmaları sırasında gereksiz ve verimsiz zaman geçiriliyor.
Grup çalışmaları gerçekten verimsiz ve zaman öldürücü olabilir. Eğer eğitimin başlangıcında grup çalışmaları için gerekli bilgiyi aktarmadınızsa. Giriş bölümünde yapacağınız bir parça ekip çalışması ile bu problemi çok kolay çözebilirsiniz. Bu çalışma ile aksine gruplar daha verimli olabilirler
    • Aktif eğitim metotlarını kullanmak için daha uzun ve yaratıcı bir hazırlık süresi gerekiyor.
Evet ve Hayır. Başlangıçta sizi zorlayabilir. Hazırlık çalışmaları sırasında yaratıcılığınızı kullanmaya başladığınızda, bu sizin enerji depolamanıza neden olacaktır. Sizdeki bu enerji eğitim salonuna da yansıyacaktır. Yeni öğrendiğiniz metotlar başlangıçta size tedirginlik verirse öğrenmenin hangi adımında olduğunuza bakın. Uyguladıkça adımları ne kadar kolay geçtiğinizi siz de göreceksiniz

Eğitimcinin Eğitimi ve Mesleki Eğitimcilerin Eğitimi programları
Bütün bunların yanında “Eğitimcinin Eğitimi” başlığı bir parça kavram karmaşası içerisindedir. Aynı ifade genelde iki farklı amaç için kullanılmaktadır; Bunlar eğitimci yetiştiren eğitim programları ve departman personelini mesleki anlamda yetiştirecek mesleki eğitimci programlarıdır. İlk bakışta aynı gibi görünmesine rağmen kullanılan eğitim teknikleri ve program içerikleri çok farklıdır ve öyle olmalıdır. Bu iki program ayrı ayrı uzmanlık çalışması gerektirir.
Eğitimcinin eğitimi programı
    • Zihin haritaları
    • Yetişkin eğitim teknikleri
    • Eğitim ihtiyacının analizi
    • Eğitimin amacının ve hedeflerinin belirlenmesi
    • Aktif eğitim metotları
    • Etkin öğrenme
    • Aktif dinleme ve iletişim
    • Koçluk
    • Eleştiriler
    • NLP teknikleri  ile eğitim
    • Eğitimde TKY
    • Değerlendirme
    • Ve mesleki eğitimcilerin eğitimi başlıkları

Mesleki eğitimcilerin eğitimi  programı

  • Eğitimin amacı
  • Eğitim nedir?
  • Eğitimin kişiye ve işletmeye yararları
  • İyi bir eğitimcinin özellikleri
  • Yetişkin eğitim teknikleri
  • öğrenmeyi etkileyen nedenler
  • İş başında eğitim
  • Grup eğitim metotları
  • Eğitim planları ve kontrol listeleri
  • Eğitimin planlanması
  • Dersin planlanması
  • Araç – gereç kullanımı
  • İletişim
  • Katılımcıları değerlendirme/eleştirme
  • Eğitimin değerlendirilmesi
  • Gelişim takibi

Sizinde kolayca görebileceğiniz gibi “Eğitimcinin Eğitimi” hem mesleki eğitimci yetiştirmek hem de genel anlamda eğitim vermek üzere düzenlenmektedir. Mesleki eğitimci yetiştirmek üzere düzenlenen programlar ise daha ağırlıklı olarak mesleki bilgilerin nasıl aktarılacağı – uygulanacağına yönelik olarak düzenlenmektedir.

Eğitim Akademileri
12-14 Nisan 2002 Tarihinde Ankara’da yapılan II.Turizm Şurasında alınan kararlara baktığımızda bir değişimin (madde 2-6-35-88-89) ayak seslerini duymaktayız. İşletmelerimizin kendi yaşam sürelerini uzatmaları için personelini dünya standartlarında eğitmeleri gereklidir. Bunun için işletmelerde yeni bir pozisyon ihtiyacı doğmaktadır; Toplam Kalite ve Eğitim Lideri.  Toplam Kalite çalışmalarına eğitimcinin eğitimi ile başlanmalıdır. Her ne kadar işletme dışından eğitim almak mümkün olsa da, işletmenin ihtiyaçlarına ve beklentilerine uygun kendi eğitimcilerinin yetiştirilmesi daha doğru ve kalıcı bir yöntemdir. Bunun sürekliğinin sağlanması için işletme içinde, kendine özgü bir kariyer sistemi de olan bir eğitim akademisi kurulmalıdır. Bugün bazı işletmeler bunun adımını çoktan atmışlardır. Turizm sektöründeki değişim ve hizmet kalitesinin yükselmesi bu girişimlerin yaygınlaşmasına bağlıdır. 
Genelde işletmelerimizde toplam kalite yönetiminin yalnızca sanayi sektöründe uygulanabileceği düşünülüyor. Bazı işletmelerimizde toplam kalite = ISO 2000 gibi bir yaklaşım içerisindeler. Toplam kalite yönetimi bir yaşam felsefesidir. ISO belgelendirme çalışmaları ise bu felsefenin yanlızca bir bölümü olabilir. Kalite ödülü kriterleri felsefeyi ne kadar uyguladığınıza bakar. Belgenizi kimden veya nerden aldığınıza değil.
Turizm gibi hizmet sektöründe yer alan işletmelerde toplam kalite felsefesini uygulamanın veya standartlarını yakalamanın pek mümkün olmadığı gibi bir önyargı mevcuttur. Ritz- Carlton Hotels, Malcolm Baldrige Ulusal Kalite ödülünü iki defa kazanarak bu önyargının ne kadar yanlış olduğunu kanıtlamıştır.
Toplam kalite liderliği ve aktif eğitimin birlikte uygulanması ile ilgli örnek bir modeli Eğitim Akademisi bölümümüzde bulabilirsiniz

Yapılan eğitim programlarının değerlendirilmesi / yenilenmesi
İşletmenize uyguladığınız eğitim programlarını aşağıda belirtilen model çerçevesinde güncelleştirmeniz gerekir.
graphic

İşletmelerde yapılacak olan eğitim programları ve akademi için başlangıçta da belirttiğimiz gibi “Her işletmenin kendi ihtiyaçlarına özgü bir yapıyı kurması ve hayata geçirmesi gereklidir. Eğitim uzun soluklu ve süreklilik arz etmesi gereken bir husustur“. Tıpkı doğada olduğu gibi her sürecin mükkemmeleşmesi için sürekli bir çabaya ihtiyaç vardır. Mucizeler bir gecede gerçekleşmez.
Şu nokta artık vazgeçilemez hale gelmiştir. Gelecekte ayakta kalacak işletmeleri orada çalışan personelin ortaya koyacağı performans ve müşteri tatmini belirleyecektir.
Daha detaylı bilgi için Profesyonel eğitim kaynakları \ yayınlar bölümünden Aktifeğitim / Aktif Öğrenim Teknikleri yayınımıza göz atabilirsiniz